Bugun...
Bizi izleyin:



2 Şubat ABD, I. Dünya Savaşı’na Girdi

Tarih: 02-02-2018 12:46:23 Güncelleme: 07-02-2018 13:03:23 + -


1917 yılına gelindiğinde I. Dünya Savaşı'nda yer alan tüm devletler savaştan çok olumsuz bir şekilde etkilenmeye başlamıştı. Ayrıca İttifak ve İtilaf grupları birbirlerine karşı kesin bir üstünlük sağlayamadığı gibi savaşın ne zaman sona ereceği de belli değildi.


2 Şubat ABD, I. Dünya Savaşı’na Girdi

Fakat 1917 yılında iki önemli olay oldu:

 

1-      Rusya'da Ekim 1917 İhtilali ile Çarlık Rusyası sona ermiş, Bolşevikler iktidarı ele geçirmiştir. İhtilalin ardından yönetimi ele geçiren Bolşevikler, savaştan çekilme kararı almıştır.

2-      2 Nisan 1917'de ABD İtilaf Bloğu yanında savaşa katılmıştı.

 

ABD, XIX. yüzyılın ikinci yarısında kendi kıtası dışındaki siyasal olaylara karışmama kararı almıştı. Buna Monrea Doktrini denir. Belki de bu durum Amerika'nın çok güçlü bir devlet olarak ortaya çıkması için kendisine zaman kazandıran bir süreç olarak değerlendirilebilir.

 

XX. yüzyılın başlarında I. Dünya Savaşı başladığında ABD tarafsızlığını ilan etmiştir. Ancak savaş sürecinde adeta bir savaş ekonomisi oluşturan ABD, İtilaf Devletlerine silah, cephane ve hammadde satışında bulunuyordu. Elbette bu durum Almanya'nın hiç işine gelmemekteydi.

 

Hatta Almanya, ABD'yi böyle bir durumdan uzaklaştırmak için Meksika'yı ABD'ye karşı kışkırtıyor ve Amerika Kıtası'nda karışıklıklar yaratmak istiyordu. Ayrıca Almanya işi biraz daha ileri boyuta taşıyarak ABD'nin iç politikasına da karışmış ve ABD'de bulunan çelik fabrikalarında grev çıkarılmasına yönelik etkinliklerde bulunmuştur.

 

Almanya, bu büyük savaşın Bağlaşma grubundaki ekonomik yükünü taşıyordu. Çok gelişmiş sanayisine rağmen denizlere egemen olamaması ve bağlaşıklarının da yeterince güçlü bulunmaması, bu devleti savaşın başlamasından bir süre sonra yıpratma yoluna soktu.

 

Özellikle denizlere egemen olan İngilizler, Almanların dünyanın diğer bölgeleriyle ilişkisini kesiyorlardı.

 

Henüz tarafsız bir durumda olan ABD de İngiltere ve Fransızlara bol bol savaş malzemesi satıyordu.

 

Almanya, ABD'den İtilaf Bloğuna silah ve cephane satışını durdurmasını istedi. Bunun durmaması durumunda ABD gemilerinin batırılacağını bildirdi. Durum değişmeyince Almanlar dünya çapında bir denizaltı savaşına girişerek Anlaşma devletlerine malzeme taşıyan gemileri batırmaya başladılar. Alman denizaltılarının ABD'nin sivil ticaret ve yolcu gemilerini batırması üzerine savaşın kaderini değiştiren olay gerçekleşti ve 2 Nisan 1917'de zaten Anlaşma Devletleri'ne sempatisi olan ABD, İtilaf Devletleri tarafına katılarak Almanya'ya savaş ilan etti.

 

ABD Başkanı Wilson savaşa girerken bir bildiri yayınlayarak savaş sonrası yapılacak işleri bir takım ilkelere bağladı. Buna 14 Prensip ya da Wilson İlkeleri denir. İtilaf Devletleri de buna uyacaklarını belirttiler.

 

İnsanlığın felakete uğramaması amacıyla 8 Ocak 1918'de yayınlanan bu ilkelerin bir çoğu İtilaf Devletleri'nin işine gelmemiş ancak ABD'nin kendi yanlarında savaşa girmesini sağlamak için bu ilkeleri uygulayacaklarını belirtmişlerdir.

 

 

Wilson İlkeleri'nin temel amacı; I. Dünya Savaşı sonunda uyulması gereken kuralları belirlemek, insanlığın daha fazla zarar görmeden barış içinde yaşamasını sağlayacak gerekli koşulların oluşturulmasını sağlamaktır. Bu sebeple ortaya çıkan fikirler maddelere dökülerek yayınlanmıştır.

 

Wilson İlkeleri'nin önemli maddeleri kısaca şu şekilde özetlenebilir:

 

1. Barış antlaşmaları ve diplomasilerde açıklık, şeffaflık esas olacak, devletler kendi aralarında gizli antlaşmalar yapmaya son verecektir.

2. Ülkelerin gelişmelerini kısıtlayan uluslararası ekonomik engellemeler mümkün olduğunca kaldırılacak, tüm devletler arasında eşitlik sağlanacaktır.

3. Ülkelerde silahsızlanma çalışmaları başlatılacak, silahsızlanmanın azaltılması yolunda karşılıklı güvenceler verilecektir.

4. Galip devletler, kaybeden devletlerden toprak ve savaş tazminatı almayacaktır.

5. Devletlerin karasuları dışında kalan denizler serbest bölge olacaktır. Denizlerde tam bir serbestlik hakim olacaktır.

6. Devletler arasındaki anlaşmazlıkları barış yolu ile çözecek uluslar arası bir örgüt olarak Milletler Cemiyetikurulacak, bütün devletlerin egemenlik ve toprak bütünlükleri karşılıklı olarak garanti altına alınacaktır.

7. Boğazlar bütün ulusların ticaret gemilerine açık, milletler arası geçişlere serbest olacak ve bu serbestlik milletlerce kontrol altında tutulacaktır.

8. Belçika ve Polonya bağımsızlığına kavuşturulacak, Macaristan ve Avusturya halkına muhtariyet altında gelişme imkanı sağlanacaktır.

9. Romanya, Rusya, Belçika, Sırbistan, İtalya, Karadağ ve Romanya'nın sınırları yeniden belirlenecektir.

10. Fransa, Rusya, Sırbistan, Romanya ve Karadağ'ın işgal altında olan toprakları derhal boşaltılacaktır.

11. Osmanlı Devleti'nde Türklerin yoğunlukta olduğu bölgelerin egemenlikleri sağlanacak, diğer bölgelerdeki uluslara da kendi kendini yönetme hakkı tanınacaktır.




Editör: Sema Yıkılmaz

Bu haber 511 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Tarihte Bugün Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
VİDEO GALERİ
YUKARI