Bugun...
Bizi izleyin:



9 Ocak Aile Mahkemeleri Kuruldu

Tarih: 09-01-2018 11:12:31 Güncelleme: 09-01-2018 11:27:31 + -


Türkiye'de aile mahkemeleri, aile hukukundan doğan dava ve işleri görmek üzere 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile kurulmuştur.


9 Ocak Aile Mahkemeleri Kuruldu

Aile mahkemeleri, Adalet Bakanlığı tarafından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun görüşü alınarak kurulur. Aile mahkemeleri her ilde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki her ilçede, tek hâkimli bir asliye mahkemesi olarak kurulur. Aile mahkemelerinin yargı çevresini kurulduğu il ve ilçenin mülki sınırları belirler. Fakat aile mahkemesinin yargı çevresi, Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından değiştirilebilir. İhtiyaca göre aile mahkemesinin birden çok dairesi kurularak daireler numaralandırılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılır. Aile mahkemelerine, adli yargıda görev yapan, tercihen evli ve çocuk sahibi, otuz yaşını doldurmuş ve aile hukuku alanında lisansüstü eğitim yapmış olan hâkimler arasından atama yapılır.

 

Türkiye’de aile mahkemelerinin görevleri

 

Aile mahkemelerinde bakılacak davalar ve aile mahkemelerine verilen görevler AMK'nın 4,6 ve 9. maddelerinde belirtilmiştir. A-AMK m.4’te Belirtilen Görevler AMK m.4’te aile mahkemelerinin temel görevleri düzenlenmiştir. Bu maddeye göre ‘aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabında sayılan iş ve davaları; 03/12/2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan iş ve davaları; MÖHUK'ta belirtilen aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi işlerini ve son olarak da kanunlarla verilen diğer işleri görürler. Türk Medeni Kanunun Aile Hukuku başlıklı ikinci kitabının üçüncü kısmı hariç olmak üzere aile mahkemelerinin görev alanına giren konular; nişanlılık, evlenme engelleri ve ehliyeti, evlenme başvurusu ve töreni, batıl olan evlenmeler, evlenme, boşanma, eşler arasındaki mal rejimi, tanıma ve babalık hükmü, soybağı, evlat edinme, velayet, vesayet, çocuk malları, nafaka yükümlülüğü, ev düzeni, aile mallarına ilişkin konulardır28 29. Yabancı mahkemelerce hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır30. Yabancı mahkeme kararı infaz hükümleri içeriyorsa yani Türkiye de infaz edilmesi gerekiyorsa tenfiz davası; infaz hükümleri içermiyorsa sadece kesin hüküm veya kesin delil olarak yararlanılacaksa tanıma davası açılır. İşte bu tür yabancı mahkeme kararlarının aile hukukuna ilişkin olanlarının tanıma ve tenfizi davalarına bakma görevi de AMK m.4’e göre aile mahkemelerine verilmiştir.

Aile mahkemelerinde yargılama usulü

 Aile mahkemelerinde uygulanacak yargılama usulü AMK'nın 7. maddesinde düzenlenmiştir.

 

Buna göre;

 

Aile mahkemeleri, önlerine gelen dava ve işlerin özelliklerine göre, esasa girmeden önce, aile içindeki karşılıklı sevgi, saygı ve hoşgörü- nün korunması bakımından eşlerin ve çocukların karşı karşıya oldukları sorunları tespit ederek bunların sulh yoluyla çözümünü, gerektiğinde uzmanlardan da yararlanarak teşvik eder. Sulh sağlanamadığı takdirde yargılamaya devam olunarak esas hakkında karar verilir. Mahkemenin tarafları sulh yoluyla barıştırmayı denemesi mevzuatımıza AMK ile ilave edilen ve başka ülke mevzuatlarında da yer alan yeni bir hükümdür38. Alman hukukunda aile mahkemelerinin görevini düzenleyen kanuna göre (ZPO &.278) evlilik hayatının yeniden teminine veya boşanmaya ilişkin davalarda eğer hâkim kendi kanaatine göre evliliğin devam etme ihtimali mevcutsa davanın anlaşarak iyilikle çözümlenmesi amaca uygun olacaksa davayı erteleyebilir. Mahkeme erteleme kararı ile birlikte bir evlilik danışma bürosuna başvurmalarını tavsiye etmektedir.

 

Aile mahkemesi kararlarına karşı yargı yolları

 

Aile mahkemeleri asliye hukuk mahkemesi düzeyinde, aile hukukundan doğan uyuşmazlıkları çözmekle görevli, ilk dereceli, özel mahkemelerdir. AMK'da açıkça herhangi bir düzenleme getirilmediğine ve sadece Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na genel bir yollamada bulunulması (m.7,III) ile yetinildiğine göre, bu mahkemelerce verilen kararlara karşı gidilebilecek kanun yolları, başvuru koşulları ve süreleri, inceleme usulü, duruşmalı inceleme yapılıp yapılamayacağı ve alınacak olan kararlar bakımından esas itibariyle asliye hukuk mahkemeleri esas alınmak suretiyle, HUMK'da öngörülmüş olan ilke ve kurallar uygulama alanı bulacaktır.

Bu bağlamda, mahkemenin uyuşmazlığı esastan çözümleyen nihai kararlarına karşı temyiz süresi asliye hukuk mahkemesinde olduğu gibi 15 gündür; bu süre, hükmün taraflara tebliğinden itibaren işlemeye başlar (HUMK m.432) Karar, şahıs varlığına ilişkinse, kural olarak temyiz yolu açıktır; buna karşılık menkul mal veya alacağa ilişkinse, HUMK m.427, II'de belirtilen sınırı geçmek kaydı ile temyiz edilebilir. Aleyhine temyiz olunan, temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden 10 gün içinde hükmü veren mahkemeye temyize cevap dilekçesi verebilir.

 

Aile hukukundan doğan davalarda hükmün temyiz edilmesi kendiliğinden hükmün icrasını durdurur. Bunun için teminat gösterilmesine ve Yargıtay’dan icranın geri bırakılması kararı alınmasına gerek yoktur. Yargıtay da dosya incelemesi kural olarak dosya üzerinden yapılır ancak bunun istisnalarından biri olarak aile hukukundan doğan davalarda temyiz aşamasında tarafların istemi üzerine Yargı- tay da dahi duruşma yapılabilir. Temyiz sonunda Yargıtay’ın verdiği onama veya bozma kararına karşı da, HUMK m.440’ta sayılan 4 sebebe dayanılarak yine 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabilir.(HUMK m.440)

 

 Ancak mahkemenin verdiği tedbir niteliğinde kararlar, geçici hukuki himaye tedbirlerinin bir türü olan ihtiyati tedbir niteliği taşıdığından dolayı bu kararlara karşı temyiz ve karar düzeltme yoluna gidilemez. Ancak verilen karara karşı, kararı veren mahkemeye itirazda bulunmak mümkündür (HUMK m.107; İİK m.265). Nitekim Yargıtay 4320 sayılı kanundan doğan işlerin nihai bir iş olmayıp tedbir uygulaması niteliğinde olduğunu, bu tedbirden sonra on gün içinde dava açılması gerekmediğini özel bir uygulama olduğunu hâkimin takdir ettiği sürenin tedbir süresi olduğunu benimsemektedir. Bu nedenle bu işler itiraz yoluna tabi olup itiraz üzerine duruşmalı olarak incelenir.

 

SONUÇ

 

Çağımızda sosyal yapıda meydana gelen hızlı gelişmeler aile hukukundan doğan sorunlarında artmasına neden olmuştur. Sürekli artan ve karmaşıklaşan bu sorunların çözümü için yargı mercilerine müracaatlar her geçen sene daha da çoğalmıştır. Bu nedenle 2003 yılında aile hukukundan doğan sorunların çözümü için aile mahkemeleri adı altında ihtisas mahkemeleri kurulmuştur. Bu mahkemelerin en belirgin özelliği sadece aile hukukuna ilişkin davalara bakmakla görevli olması, uyuşmazlıkları çözerken öncelikle taraflar arasında sulhü esas alması ve aileye ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde uzman yardımından faydalanabilme olanağı- nın bulunmasıdır. Bu mahkemeler henüz her ilçede kurulamamış olsa da bütün illerde örgütlenmesini tamamlamıştır. Bu mahkemelerde çalışacak görevlilerin başında Aile mahkemesi hâkimleri gelir. 4787 sayılı AMK, aile mahkemelerinde görev alacak hâkimlerin atanma kriterlerini özel olarak düzenlemiş ve bazı mecburi şartlar getirmiştir. Hâkimlere yardımcı olmak üzere çalışacak olan uzmanlar henüz bütün aile mahkemelerinde yer almamaktadır. Hem bu nedenle hem de hâkimlerin uzman yardımı konusunda yeteri kadar bilgilendirilmemesi gibi nedenlerle uygulama da uzman yardımından yeteri kadar faydalanılamamaktadır. Aile mahkemelerinin görev alanına ilişkin olarak usul kuralları AMK'nın 7. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre AMK'da hüküm bulunmayan durumlarda Türk Medeni Kanunundaki usul hükümleri ve HMUK'taki usul hükümleri uygulanacaktır. Bu kanunlarda yer alan Aile hukukuna ilişkin usul hukuku maddelerinin AMK'da toplanmaması eleştirilebilir. Aile mahkemeleri henüz ülkemizde teknik altyapı bakımından, mevzuat bakımından ve bu mahkemelerde yer alacak uzmanlar bakımından tam olarak örgütlenmemiş olsa bile bu mahkemelerin kurulması ülkemiz hukukunun çağdaş devletler hukuku seviyesine çıkmasında önemli bir adım olmuştur.




Editör: Umut Erdoğan

Bu haber 290 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Tarihte Bugün Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
VİDEO GALERİ
YUKARI